Kafka’nın Davası

Dava, Kafka’nın en önemli eserlerinden birisidir. Kafka’nın yazın evrenini tanımamızı sağlayan köşe taşı eserleri vardır. Dava gibi, Şato gibi, Dönüşüm gibi… Bu eserlerde Kafka bize, inşa ettiği o distopik, absürt, karikatürize ve mizahi evreni sunar. Kafka’nın sistemle bir sorunu vardır. Sistemleri anlamsız bir işleyiş olarak görür. Roman kahramanlarını bu sistemin içerisinde ezilen, sindirilen, dayatılan, yönlendirilen ve son tahlilde insanlaşmasını engelleyerek yalnızlaştıran bir çaresizlikte ele alır. Hem Dava romanında hem de Şato romanında sistem karşısındaki çaresizliğini farkeden K.’ların bu sistemin sorumlularına ulaşma çabasına şahit oluruz. Fakat bu ulaşılması ve bireyin içerisinde bulunduğu kabullenmesi zor durumdan kurtulmasının tek çaresiymiş gibi görünen otoriteye bir türlü ulaşılamaz. Hatta ulaşmaya çalıştıkça uzaklaşır ve karmaşıklaşır. Anlaşılmaya başladığını düşündükçe anlamsızlaşır, kolaylaşıyor gibi gözüktükçe zorlaşır. 

Kafka sistem karşısında benliğini, zihnini ve mantığını korumaya çalışan makul insandır romanlarında. Direnir ve mücadele eder. Çevresine, ailesine, arkadaşlarına ve en çok da sisteme garip gelse de bu çabası hep sürer. Fakat bir yerde çaresizliğe kapılır ve direnci kırılarak teslim olur. 

Kafka 20. Yüzyılın belki de en çarpıcı yazarıdır. Onu bu kadar önemli kılan, edebi dehası ve oluşturduğu bu kendine has dünyanın yanı sıra en yakın arkadaşına bu taslak eserleri yok etmesini söylemesine rağmen eserlerinin ölümünden sonra yayınlanmış olmasıdır. Bu kadar önemli eserlerin  yazarı tarafından yakılarak yok edilmesinin istenmesi ve ancak bu talihsiz olayla gün yüzüne çıkması edebiyat dünyasında özel bir yere koyar bu eserleri. Bu sayede dünya edebiyatında yeni bir bakış açısı ve modern edebiyatın kapıları daha da aralanmış olur. Hem distopik, hem bilim kurgu hem de fantastik eserlerin gelişmesine katkı sağlar. Özellikle bilimkurgu diyorum çünkü Kafka bilimi kullanmadan bilimkurgu edebiyatı yapmıştır bir açıdan. Bilimkurgu dünyasının o sistemsel evrenini yaşadığı dönemi anlatarak oluşturmuştur. 

Kafka okudukça derinliği artan eserler bırakmıştır geriye. Çağrışımlar ve alegorilerle yüklü eserleri farklı bakış açılarından okumaya hep müsaittir. Özellikle eserlerindeki karamsar ve karamizah diyeceğimiz hava edebiyat literatüründe “Kafkaesk” diye bir türün oluşmasını sağlamıştır. O hayatından ve mektuplarından anladığımız kadarıyla hayata da böyle bakmaktadır. Özellikle babasıyla yaşadıkları edebiyatla ilgisi olan ve bir şekilde Kafka okumuş bir çok kişi tarafından bilinir. Bu baba figürü Kafka’yı o kadar derinden etkilemiştir ki, Dava ve Şato eserlerindeki ulaşılması güç otoriteler adeta böyle bir oğulun o babaya ulaşma çabasını hatırlatmaktadır. 

Dava romanına dönersek; Joseph K., hakkında dava açıldığı öğrenir fakat bu dava ne ile ilgilidir, suçu nedir bilmemektedir. Ne kadar uğraşsa da ve ne kadar çabalasa da bir türlü ne kendi davasıyla ilgilenen hakimin kim olduğunu ne de ne ile suçlandığını öğrenemez ki, ilginç olan hangi suçu dolayısıyla bu süreci yaşadığını öğrenmekten ziyade mahkemeye ve hakime ulaşmayı daha önemli görür. K, mahkemeye ulaşma süresinde bir takım insanlarla tanışır fakat bunlar aracılığıyla da muradına eremez. Genel olarak olay budur fakat bu durum Kafka bakışıyla ele alındığında ortaya ilginç bir hikaye çıkar. 

Kafka’nın romanlarında karakterlerler üç gruba ayrılıyor diyebilirim. Kadın karakterler, genelde romanın başkişiyle flört edip, roman kahramanına yardımcı olmaya çalışırlar fakat sonlara doğru hep bir tavır değişikliğine giderler ve roman başkişisini hayal kırıklığına uğratırlar. Dava romanındaki Lina gibi… Brüstner gibi… Yine Şato romanındaki Frieda gibi… Hatta dönüşümdeki karakterimizin kız kardeşi olan Grete gibi… Diğer gruptakiler oldukça karikatürize, sakar, şapşal ve tekinsiz ikililerdir. Dava’da davayı haber veren iki görevli buna örnekken, Şato romanında Frieda’nın etrafında dönen kadastrocunun iki yardımcısı bu tarz kişilerdir. Dava ve Şato romanı bu açıdan da birbirini tamamlayan ve bir bütünün iki parçası hissini veren romanlardır. Burada yine bana garip gelen bir şey var. Dava romanı Şato romanından önce yazılmıştır. Yani dava da zaten çok sert bir sistem eleştirisi yapmışken neden aynı temayı bir kez daha birbirine benzer şekilde ele almak istemiştir yazar? Kafka’nın bu iki eseri de tamamlanmamış ve taslak eserler olduğu düşünülürse belki Dava romanını beğenmeyip Şato romanını yazmış olabilir diye düşünmeden edemedim. Bu durum bile Kafka’nın ne kadar özel bir yazar olduğunu gözler önüne seriyor. Üçüncü grupta yer alanlar ise genelde daha aklı başında ve yer yer toplumsal önyargıları dile getiren yer yer de Kafka’ya sistemi tanıma çabasında yardımcı olmaya çalışan ama özünde etkisiz kişiler… Dava romanındaki avukat ve ressam gibi…

Kafka’nın diğer romanlarında olduğu gibi bu romanı da belirli başlıklar altında ele alınmalı ve incelenmelidir. Bu başlıklardan birisi de mekandır. Kafka romanlarında mekan üzerinde özellikle durur ve hikayenin bir unsuru olarak mekanı kullanır. Mekan da yine romanın genel atmosferi gibi sembol ve alegorilerle doludur. Yani mekan hikayenin içerisinde hikayeyi tamamlayan önemli bir unsur olarak karşımıza çıkar. Gregor samsanın odası, Dava romanındaki mahkeme salonu ve katedral, Şato romanında köy ve her ne kadar ulaşılmasa da şatonun bizatihi kendisi… Dava romanında oluşturulan mekan adeta karakterimizin düşünsel şaşkınlığının somut halidir ve karakterimizi yıldırmak ve delirtmek için tasarlanmıştır. Rüya halinde görülen mekanlar gibidir burası. Abartılıdır, absürttür, tiyatraldır. Adeta mantık mantıksızlık içerisinde eritilmektedir. 

Kitabın sonlarına doğru bir katedral ziyareti yapar başkarakter ve orada bir rahiple konuşur. Bu sahne bize artık karakterimizin hükmünün kesinleştiği ve cezasının infaz edileceği mesajını verir. Adeta bir idam mahkumunun idamdan önce bir cezaevi din görevlisiyle konuşmasıdır bu. 

Kafka romanlarını nasıl yazıyordu biliyorum ama bir yerde dinlemiştim, Dava romanını bir baştan bir sondan yazarak ilerlediği ile ilgiliydi. Romanın neredeyse ortasında bir yerde diyebileceğim şekilde bir anda bitmesi ben de bunu doğrular bir izlenim oluşturdu. Fakat diğer yandan adeta doğaçlama ve önceden hesap yapmadan yazdığı izlenimine de kapıldım. Çünkü durumlar ve olaylar içerisinde o kadar ilginç, bazen komik ve bazen absürt öğeler var ki, insan nasıl planlar ki böyle şeyleri diye düşündüm yazarlık geçmişimden yola çıkarak. Henüz keşfedilecek yönleri olan ve ülkemizde tam olarak kıymeti bilinmeyen bir yazar Kafka.

Kitabın sonu bir anda geliyor dediğim gibi, henüz olaylar tam olarak çözümlenmemiş, kahramanın kafasında soru işaretleri giderilmemişken-ki belki de hiç giderilmeyecekti- adeta kitabın arasından bir sayfa demeti yırtılmış gibi bir anda sonla karşılaşıyorsunuz ve öyle bir son ki, arayı ancak yazarın doldurabileceği bir çukurdan atlamış gibi. (Bir ayrıntı daha vermek istiyorum. Kitapta onu sona götüren iki şapşal ve tuhaf adam yine Kafka’nın kitap kodlarında yer alan ikililerden biri.)

Dava romanı ayrıca bir hukuki sistemi eleştirisi olarak da karşımıza çıkar. Adalet sistemi içerisinde bireyin nerede yer almaktadır bu soruları da sorar bize roman. Adaleti dağıtması gereken kurumların ulaşılması zor yerler olması ve adalet ulaşılmaz bürokrasinin içerisinde yok olmaktadır. Kafka’nın yaşadığı dönemleri dikkate alırsak kapitalist ve sanayileşmiş dünya şimdikinden çok daha gerideydi ve akıcı olmayan bir bürokratik sistem bireyi ezen bir dev halini almıştı. Günümüzde de bürokrasi hala başa bela olmasına rağmen artık bu otoriteler kısmen ve görece de olsa daha ulaşılabilir. Yine hala muzdarip olduğumuz bu durumu karikatürize ederek ortaya dökmesi oldukça değerli.

Konu Kafka olunca dağılıyor zihnimdeki düşünceler ve her ne kadar derli toplu bir şeyler ortaya çıkarmak istesemde başaramıyorum. Kafka, bir yazarla eserlerinin iç içe geçtiği, birbiri içinde eridiğinin göstergesi gibidir. Bu yüzden Kafka okuyun diyorum. Ara ara tekrar okuyun. Çünkü o hala güncel, hala bize hitap ediyor ve etmeye de devam edecek gibi görünüyor. Modern dünyada, yalnızlaşmış, yabancılaştırılmış ve ötekileştirilmiş insanın şaşkınlığını yaşamaya devam ettiğimiz sürece de muhatap bulacak. 

Değerlendirmeyi video olarak izlemek için;

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s